Otuz yılı aşan iş hayatını ve üniversite kampüslerinde gençlerle kurduğu sohbetleri tek kitapta toplayan iletişim profesyoneli Neslihan Muradoğlu, Çizge Yayınevi’nden çıkan “Kariyer Deme Bana!” ile kariyer rehberi rafının ezberini bozuyor: başarı formülü yok, pişmanlıklar var; akıl verme yok, “kalbinizi ortaya koyun” var.

Kitapçı raflarının “kişisel gelişim” bölümü, yıllardır aynı vaadi farklı kapaklarla tekrarlıyor: doğru adımları atarsanız, kariyer de arkasından gelir. Neslihan Muradoğlu’nun bu sonbahar Çizge Yayınevi etiketiyle okurla buluşan kitabı daha adından itibaren bu vaadi reddediyor. “Kariyer Deme Bana!”, ne bir özgeçmiş kılavuzu ne de bir mülakat teknikleri derlemesi. Muradoğlu, 1990’ların başında başlayan iş hayatını, dergi yöneticiliğinden içerik danışmanlığına uzanan kariyerini ve on yıllardır üniversitelerde gençlerle yaptığı buluşmaları, bir yol haritası çizmek için değil, yolun kendisini sorgulatmak için kullanıyor.

Otuz yılda yazılan kitap

Muradoğlu, kitabın ortaya çıkışını otuz yıllık bir sürece yayıyor: ilk yirmi yılı deneyimleyerek, sonraki on yılı gençlerle konuşarak geçirmiş. Bu sohbetlerin bir kısmı kampüs salonlarında, bir kısmı mesaj kutusuna düşen sorularla başlamış. Kitabın tonu da buradan geliyor; kürsüden değil, karşı koltuktan konuşan bir ses. Yazar hedef okurunu da açıkça tarif ediyor: kafası karışık gençler. Ne istediğini bilmeyen, bilse de söylemeye çekinen, iş ilanlarıyla kendi merakları arasında sıkışmış bir kuşak.

Kitabı kariyer literatüründen ayıran asıl şey, yazarın kendi başarısızlıklarına ayırdığı yer. Muradoğlu yapamadıklarını, yarım bıraktıklarını ve pişmanlıklarını başarılarının arkasına saklamıyor; aksine okuru bu kitapta yalnızca zaferler bulmayacağı konusunda baştan uyarıyor. Türkiye’de iş dünyasından gelen anlatıların çoğu, geriye dönüp bakıldığında her adımın bir plana hizmet ettiği kurgusuna yaslanır. Burada o kurgu yok; hatalar ve tesadüfler, planlar kadar görünür.

Maaş, unvan ve gerisi

Bu, konunun gerçekçi tarafının atlandığı anlamına gelmiyor. Kitap maaşı, unvanı, statüyü, kurumsal hayatın işleyişini ve iş bulmanın zorluğunu açık açık konuşuyor. İlk iş görüşmesinden işveren-çalışan ilişkisine, Türkçeyi doğru kullanmaktan yabancı dil öğrenmeye, dijital ayak izinden gönüllülüğe, seyahatten ilişkilere kadar geniş bir alanda dolaşıyor. Fark, bu başlıkların “nasıl yapılır” değil “neden ve kimin için” sorusuyla ele alınması. Muradoğlu gençlerden ne istediklerini, neye merak duyduklarını ve hangi seçimleri kendileri için yaptıklarını düşünmelerini istiyor; cevapları onların yerine vermiyor.

Kitabın belki de en kısa önerisi de bu yaklaşımı özetliyor: kalbinizi koyun ortaya. Yazarın tavrına göre bir gencin anlatacak bir hikâyesinin olması, özgeçmişindeki satır sayısından daha değerli. Arka kapaktaki not ise alışılmadık biçimde kişisel: kitabı eline alan gençleri kendisini bulmaya çağırıyor ve onlara ayıracak vakti mutlaka bulacağını söylüyor. Bir kariyer kitabının yazarla okur arasında bu kadar doğrudan bir kapı açması, türün alışkanlıkları düşünüldüğünde başlı başına bir fark.

İçerik mühendisinin kalemi

Neslihan Muradoğlu’nu Türkiye iletişim dünyası uzun süredir tanıyor. 1999’da kurduğu Yazanolsa.com, ülkenin ilk çevrimiçi içerik platformlarından biri olarak anılıyor. CEO’s, İnsan Kaynakları ve Retail News dergilerinin genel yayın yönetmenliğini üstlendi; bugün markalara içerik stratejisi, marka dili ve kurumsal iletişim alanlarında danışmanlık veriyor ve “İçerik Mühendisliği” adını verdiği yaklaşımı atölyelerle paylaşıyor. Lise ve üniversite öğrencileriyle yaptığı söyleşiler, kitabın ham maddesini oluşturan asıl kaynak. Şiir kitabı “Avokado Adası’nda Her Şey Yolunda mı?” ile edebiyat tarafında da üretmeye devam eden yazarın bu kez seçtiği dil, iş dünyasının jargonundan uzak, konuşma diline yakın.

Neden şimdi?

Kitabın zamanlaması tesadüf değil. Üniversiteli gençlerin kariyer kaygısının tırmandığı, “doğru bölüm”, “doğru staj” ve “doğru ilk iş” baskısının sosyal medyada sürekli yeniden üretildiği bir dönemde, bir iş insanının çıkıp “kariyer deme bana” demesi, bu gürültünün içinde ters bir ses olarak duyuluyor. LinkedIn’in başarı hikâyeleriyle dolu akışına karşı, yarım kalan işleri ve yanlış kararları da hesaba katan bir anlatı. Kitap bu yönüyle yalnızca üniversite öğrencilerine değil, ilk işine yeni başlamış ya da ilk hayal kırıklığını yeni yaşamış yirmili yaşlardaki okurlara da sesleniyor.

“Kariyer Deme Bana!”, Neslihan Muradoğlu, Çizge Yayınevi, 2026, 154 sayfa. Kitapçılarda ve çevrimiçi kitap sitelerinde satışta.

Görsel: Çizge Yayınevi