Starbucks Tersane İstanbul
Roma ve Madrid’in ardından dünyanın üçüncü Starbucks flagship mağazası Tersane İstanbul’da açıldı: tarihî bir tersane binası, asırlık çınarların gölgesinde bir bahçe, kumda pişen Türk kahvesi ve üç İstanbullu sanatçının Haliç’e adadığı eserler.
Haliç’in kıyısında, yüzyıllardır gemilerin inşa edildiği bir binanın yüksek tavanları altında artık kahve demleniyor. Starbucks, Türkiye’deki ilk flagship mağazasını ekim ayının son haftasında Tersane İstanbul’da açtı. Markanın kendi tanımıyla bu, Roma ve Madrid’den sonra dünyada bu konseptle açılan üçüncü mağaza. Ancak İstanbul’daki versiyon, bir kahve zincirinin büyük ölçekli şubesinden çok, şehrin kendi hikâyesini anlatan bir mekân gibi kurgulanmış.
Tersanenin yeni hayatı
Mekân, Kasımpaşa’daki tarihî Osmanlı tersanelerinin dönüştürüldüğü Tersane İstanbul yerleşkesinin içinde. Yüksek tavanlar ve orijinal ahşap çatı makasları korunmuş; binanın arka tarafında asırlık çınar ve çitlembik ağaçlarının gölgelediği bir bahçe var. İç mekânın ve servis detaylarının tasarımı Aslı Saktanber’e ait. Tasarım konsepti dört klasik elementten yola çıkıyor: su, ateş, toprak ve hava; Haliç’in hareketini, ışığını ve kültürel katmanlarını mekâna taşımak amaçlanmış. Mermer ve ahşabın bir araya geldiği ana bar, pencere kenarında demleme yöntemlerinin gösterildiği Reserve deneyim barı, kavisli bir miksoloji barı, Türk kahvesi istasyonu, fırın, koleksiyon ürünleri alanı, bir “miras” salonu, uzun bir topluluk masası, piyano köşesi, teras bahçesi ve bahçe kiosku olmak üzere on bir ayrı bölge tanımlanmış. Alanın büyüklüğü kaynaklara göre 690 metrekare ile yaklaşık bin metrekare arasında ifade ediliyor; iç mekân, teras ve bahçeyi kapsıyor.
Fincanda Haliç
Kahve programı Starbucks Reserve çekirdekleri etrafında kurulu: French press, Chemex, pour-over ve sifon gibi yöntemlerle demleme yapılıyor. Buna geleneksel kumda Türk kahvesi ritüeli ve mağazaya özel bir harman olan Tersane Microblend No.21 ekleniyor. Miksoloji barında kahve bazlı alkolsüz kokteyller hazırlanıyor; menüde Green Grape Coco Matcha Cloud, Passionfruit Espresso Tonic ve Mont Blanc Cream Cold Brew gibi imza içecekler var. Açık mutfağın yemek menüsü Mutfak Sanatları Akademisi’nin danışmanlığıyla geliştirildi: kahvaltı, dilim pizza, salatalar, rigatoni ve casarecce gibi makarnalar, tarçınlı rulo ve kasundi soslu füme peynirli tost gibi fırın ürünleri. Mekânın bir de ses kimliği var: canlı piyano performansları, seçilmiş plaklar ve özel tasarlanmış bir ses sistemi.
Sirenlerin çağrısı
Mağazayı asıl farklılaştıran şey, sanat programı. DiaEterna’nın kurucusu Bengü Gün’ün küratörlüğünde hazırlanan “Sirenlerin Çağrısı” başlıklı program için 2026 tarihli üç eser sipariş edildi. Seramik sanatçısı Gökçe İrten’in “Poros” adlı beş metrelik seramik duvar eseri, İstanbul’un iki yakası gibi birbirine bakan iki çift kuyruklu figürü anlatıyor. Furkan Depeli’nin “Sapma Edimi” heykeli, Kütahya mermeri ve paslanmaz çelikten yapılmış 190 santimetrelik bir deniz kızı; sudan yükselen figür Lucretius’un “clinamen” kavramına gönderme yapan bir açıyla yerleştirilmiş. DECOL Media Arts Studio’nun “Tidal Memory” isimli dijital enstalasyonu ise Haliç’in bir yıllık dalga, hava ve ışık verilerinden üretilen görüntüleri mekânı saran 60 metrelik ekranlara taşıyor. Mağazaya özel hediyelik ürünler arasında termos, kupa, rozet seti ve kar küresi var; Reflect Studio ile tasarlanan Tersane Collection ise tişört, sweatshirt, şapka ve çantalardan oluşuyor.
Kasım ayında mekânda halka açık bir etkinlik takvimi de başlıyor: 6 Kasım’da topraktan fincana uzanan bir kahve sohbeti, 13 Kasım’da beş duyuyla tadım atölyesi ve 20 Kasım’da Reserve demleme yöntemleri atölyesi.
Haliç’in yeni kıyısı
Açılış, Tersane İstanbul’un şehrin yeni lüks sahil mahallesi olma iddiasını güçlendiren bir halka. Yerleşkede Rixos Tersane’nin yanı sıra Em Sherif, Mykorini, 7 Mehmet, Beymen ve Golden Goose gibi isimler yer alıyor; 13 Kasım’da başlayacak Winter Town ise kış boyunca bölgeye ayrı bir hareket getirecek. Küresel bir markanın İstanbul’a yerel sanatçılar, tasarımcılar ve kurumlarla gelmeyi seçmesi de bir eğilimi gösteriyor: artık bir mekânın etkileyici olması yetmiyor, şehre ait hissettirmesi gerekiyor. Haliç’te tersanenin eski çatısı altında içilen bir fincan Türk kahvesi, bu aidiyet fikrinin en basit ve en güçlü ifadesi.
Adres: Taşkızak Tersanesi Caddesi No: 5, Camiikebir Mahallesi, Beyoğlu.
