İstanbul’un geçmişinden Beyoğlu’nun ruhuna, sanatın bilinmezliğinden rafine zevkin doğasına uzanan bir sohbet… Cengiz Yatağan, İstanbul’a dair kişisel hikâyelerini, özlemlerini ve tercihlerini anlatıyor. Şehrin hafızasında iz bırakan anlardan bugünün ilham veren köşelerine uzanan bu röportajda, Yatağan’ın İstanbul’una yakından bakıyoruz.

Röportaj: Ali Daruga Çalışkan

İstanbul’da kimsenin bilmesini istemediğiniz bir yer var mı?

İstanbul’da kimsenin bilmesini istemediğim bir yer… Öyle bir yeri bulabilsek de gidebilsek, vallahi.

İstanbul’da bir geceyi yeniden yaşayabilseydiniz hangisi olurdu?

İstanbul’da 90’ları, yeniden o dönemin gecelerini yaşamayı isterdim.

Rafine zevk doğuştan mı gelir, öğrenilir mi sizce?

Rafine zevk öğrenilir. Yaşantıyla, tecrübeyle alakalı.

Bir sanat eserine âşık oldunuz mu hiç?

Sanat eseri… İnsan zaman içinde çok değiştiği için o günkü beğenisiyle sonraki dönemlerdeki beğenisi arasında farklılık oluyor. Bu yüzden her dönemin kendi beğenisiyle hareket ediyorum.

İstanbul’un en ilham verici köşesi sizce nedir?

İstanbul’un en ilham verici köşesi, bence şehrin kalbi; downtown’u, Soho’su olan Beyoğlu. Burayı da çok seviyorum.

Soyut mu, somut mu, yoksa arada kalanlar mı?

Ben soyutu daha çok tercih ediyorum. Çünkü bilinmezlik insanı daha çekici hâle getiriyor.

İstanbul’da en son yediğiniz ve unutamadığınız yemek hangisiydi?

İstanbul’da, özellikle burada Beyoğlu’nda, esnaf lokantalarını tercih ediyorum. Karadeniz mutfağından yemekler yapıyorlar; bütün malzemeler Karadeniz’den geliyor. Ev yemeklerini çok beğeniyorum ve seviyorum.

Sizce kötü zevk diye bir şey var mı?

Evet, var tabii.

İstanbul’da bir şeyi değiştirebilseydiniz ne olurdu?

İstanbul’da bir şeyi değiştirebilseydim doğrudan 1975’lere gider ve bugünkü hâline gelmesine neden olan şeyleri farklı yapardım. Altyapı, genel yapı, nüfus… Aklınıza ne geliyorsa, her şeyle ilgili.

Bir akşam yemeğinde yan yana oturmak istediğiniz, canlı veya vefat etmiş üç kişi. Kimleri seçerdiniz?

Kemal Sunal’ı isterdim. Erol Akyavaş’ı isterdim. Bir de tabii Atatürk’le olmak isterdim.