MUTTER’ın Festival Yolculuğu

Bir annenin hafızasına, kayıplarına ve geride bıraktığı izlere açılan karanlık bir kapı… Alphan Eşeli’nin yazıp yönettiği, Hazar Ergüçlü’nün başrolünde yer aldığı “MUTTER: Bir Annenin Hatıra Defteri”, uluslararası festival yolculuğunun ardından Türkiye’de ilk kez seyirci karşısına çıktı.

Dünya prömiyerini New York’ta düzenlenen Tribeca Film Festivali kapsamında gerçekleştiren film, şimdi rotasını Adana’ya çevirdi. 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması seçkisinde yer alan MUTTER, Türkiye prömiyerini festival kapsamında gerçekleştirerek yerli sinema takviminin dikkat çeken yapımlarından biri oldu.

Ancak filmin festival yolculuğu Adana ile sınırlı değil. New York’tan Adana’ya uzanan rota, buradan İspanya’ya devam ediyor. MUTTER, Altın Koza’nın ardından fantastik sinemanın uluslararası ölçekte önemli buluşma noktalarından 59. Sitges Uluslararası Fantastik Film Festivali’nin ana yarışmasında gösterilecek. Böylece yapım, kısa süre içerisinde üç farklı festival durağında uluslararası ve yerel seyirciyle buluşmuş olacak.

Kamera önünde Hazar Ergüçlü

MUTTER’ın merkezinde son yıllarda birbirinden farklı karakterlerle izleyici karşısına çıkan Hazar Ergüçlü bulunuyor. Ergüçlü, filmin yalnızca başrolünü üstlenmiyor; aynı zamanda ortak yapımcıları arasında da yer alıyor.

Oyuncu kadrosu ise Türkiye sinemasının farklı kuşaklarından isimleri bir araya getiriyor. Güven Kıraç, Ulvi Kahyaoğlu, Erdeniz Kurucan, Cansu Fırıncı, İncinur Daşdemir, Cem Baza, Bertan Dirikolu ve Eylül Dursun, Ergüçlü’ye eşlik eden isimler arasında.

Filmin arkasında ise ISTANBUL’74 – SEVENTYFOUR FILMS bulunuyor. Yapımcılığı Alphan Eşeli ve Ömer Atay üstlenirken Hazar Ergüçlü’nün ortak yapımcı olarak projeye dahil olması, oyuncunun kamera arkasında da filmin yaratıcı yolculuğunun bir parçası olduğunu gösteriyor.

Kamera arkasında uluslararası bir ekip

MUTTER’ın dikkat çeken taraflarından biri de yaratıcı ekibi. Filmin görüntü yönetmenliğini Özkan Karaköse, kurgusunu Mesut Ulutaş üstleniyor. Ses dünyasında Hervé Guyader ve Cenker Kökten’in imzası bulunurken özgün müzikler Tristan Bechet tarafından besteleniyor.

Filmin görsel dünyasının oluşumunda ise özellikle dikkat çeken bir isim var: Matt Hatton. Daha önce Alien: Covenant ve Furiosa: A Mad Max Saga gibi büyük ölçekli uluslararası yapımlarda çalışan Hatton, MUTTER’ın konsept tasarımlarını hazırlayan isim.

Bu yaratıcı birliktelik, MUTTER’ı yalnızca oyuncu kadrosuyla değil; görüntüden sese, müzikten konsept tasarımına uzanan kamera arkası ekibiyle de merak uyandıran bir yapım haline getiriyor.

Tribeca’dan Adana’ya, sırada Sitges var

Bir filmin festival rotası, çoğu zaman onun sinemadaki ilk kimliğinin de parçasına dönüşüyor. MUTTER’ın yolculuğu ise New York, Adana ve Sitges gibi birbirinden farklı sinema kültürlerine sahip üç noktayı birbirine bağlıyor.

İlk olarak Tribeca’nın Escape from Tribeca seçkisinde dünya seyircisinin karşısına çıkan yapım, Adana Altın Koza ile Türkiye’deki ilk gösterimini gerçekleştiriyor. Ardından Sitges’in ana yarışmasına geçerek uluslararası festival yolculuğunu sürdürüyor.

Şimdi merak edilen bir sonraki durak ise sinema salonları.

“MUTTER: Bir Annenin Hatıra Defteri”nin Türkiye vizyon tarihi henüz açıklanmadı. Yapımın Türkiye’de ne zaman geniş seyirciyle buluşacağına ilişkin ayrıntıların önümüzdeki dönemde paylaşılması bekleniyor.

O zamana kadar MUTTER, festival salonlarında kendi yolculuğunu sürdürüyor: New York’tan Adana’ya, Adana’dan Sitges’e.