İstanbul Modern, onuncu koleksiyon sergisi “Aynı Mavinin Altında” ile Türkiye’de modern ve çağdaş sanatın 1940’lardan bugüne uzanan dönüşümünü yeniden ele alıyor. 8 Eylül’de ziyarete açılan sergi, müzenin koleksiyonundan seçilen 119 sanatçının 230 yapıtını bir araya getiriyor. Sergideki 43 eser ise İstanbul Modern’de ilk kez izleyici karşısına çıkıyor. Bu ölçekte bir koleksiyon sunumu, yalnızca müzenin sahip olduğu yapıtları görünür kılmıyor; Türkiye’nin yakın dönem sanat tarihine hangi temalar ve kırılma noktaları üzerinden bakılabileceğine dair güncel bir öneri de sunuyor.

Çelenk Bafra ve Deniz Pehlivaner’in küratörlüğünde hazırlanan sergi, kronolojik bir sanat tarihi anlatısına bağlı kalmak yerine farklı dönemler, kuşaklar ve üretim biçimleri arasında ilişkiler kuruyor. Resim, heykel, fotoğraf, video ve yerleştirme gibi farklı disiplinlerde üretilmiş çalışmalar; kimlik, beden, göç, savaş, kent, hafıza, doğa ve görünmeyen emek gibi başlıklar etrafında yan yana geliyor. Bu yaklaşım, geçmişte üretilmiş bir eserin bugünün toplumsal ve kültürel meseleleriyle nasıl yeni bir bağ kurabildiğini görmeyi mümkün kılıyor.

Serginin 1940–2000 dönemini kapsayan ilk bölümü, Türkiye’de modern sanatın gelişimini ve sanatçıların figür, soyutlama, mekân ve yerel anlatılarla kurduğu ilişkiyi inceliyor. 2000 sonrasına odaklanan ikinci bölüm ise kronolojik düzenin dışına çıkarak tematik karşılaşmalara ağırlık veriyor. Böylece ziyaretçi, birbirinden farklı dönemlerde üretilmiş eserleri ortak sorular üzerinden değerlendirebiliyor. Serginin adı olan “Aynı Mavinin Altında” da deniz, ufuk, mesafe, özgürlük ve ortaklık gibi çağrışımlarla bu çoğul anlatıyı birbirine bağlıyor.

Koleksiyon sergisi yalnızca ana sergi salonuyla sınırlı değil. Yapıtlar müzenin dört katına, fuayelerine, kütüphanesine ve kamusal alanlarına yayılıyor. Bettina Pousttchi’nin müzenin dış cephesine yerleştirilen “Dikey Otoyollar V02” adlı çalışması, Anthony Cragg’in “Koşucu” heykeli ve farklı bölümlerde karşılaşılan eserler, ziyareti klasik bir sergi rotasının dışına çıkarıyor. Bu dağılım, Renzo Piano tasarımı binanın mimarisi ile koleksiyon arasında doğrudan bir diyalog kurulmasını sağlıyor. Dolayısıyla sergiyi gezerken yalnızca yapıtları değil, yapıtların müze içindeki konumlarını da takip etmek gerekiyor.

“Aynı Mavinin Altında”, Türkiye sanat tarihine daha yakından bakmak isteyenlerin yanı sıra güncel sanatla yeni ilişki kurmaya başlayan ziyaretçiler için de erişilebilir bir başlangıç noktası. Farklı dönem ve disiplinlerin aynı çatı altında buluşması, tek bir sanatçıya veya akıma odaklanan sergilerden daha geniş bir okuma alanı yaratıyor. Özellikle İstanbul’un kültürel hafızası, kentleşme, göç ve toplumsal dönüşüm gibi konularla ilgilenenler için serginin çağdaş bölümü dikkat çekici bağlantılar sunuyor.

İstanbul Modern, Tophane’de Kılıç Ali Paşa Mahallesi, Tophane İskele Caddesi No: 1/1 adresinde bulunuyor. Müze pazartesi günleri kapalı; cuma günleri ise saat 20.00’ye kadar ziyaret edilebiliyor. Tam giriş bileti 600 TL, indirimli bilet 350 TL. Türkiye’de ikamet eden 18–25 yaş arası ziyaretçiler salı günleri 10.00–14.00 arasında, tüm Türkiye sakinleri ise perşembe günleri aynı saatlerde müzeyi ücretsiz gezebiliyor. Müze giriş bileti, o tarihte ziyarete açık olan diğer sergileri de kapsıyor.