Pera’da Bir Varoluş Ritüeli: “İçimizde Büyüyen Orman”

İstanbul’un tarihi dokusunu modern sanatla harmanlayan Casa Foscolo Hotel, 13 Şubat’tan itibaren sıra dışı bir sergiye ev sahipliği yapıyor: “İçimizde Büyüyen Orman”. İlayda Babacan’ın küratörlüğünde şekillenen sergi; beden, doğa ve kutsal arasındaki o görünmez ama sarsılmaz bağları üç farklı sanatçının gözünden sorguluyor.

Üç Sanatçı, Üç Farklı Kök: Pınar, Şengünalp ve Özdemir

Sergi, izleyiciyi tek bir bakış açısına hapsetmek yerine, ormanın çok katmanlı yapısını üç farklı disiplinle ele alıyor:

Atilla Galip Pınar: Resimlerinde doğayı sadece seyredilen bir manzara olmaktan çıkarıp, insanın içsel gelgitlerinin bir yansımasına dönüştürüyor. Onun tuvalleri, serginin “içsel” vurgusunun görsel manifestosu gibi.

Caner Şengünalp: Heykelleriyle kutsallığın modern dünyadaki temsil krizini ele alıyor. Akışkan formlar ve hayvan figürleri üzerinden “kutsalın yeryüzüne dağılışını” anlatan sanatçı, sergiye karanlık ve derin bir kök salıyor.

Damla Özdemir: Üç boyutlu kolajlarıyla yaşamın kaçınılmaz döngüsünü, metal teller ve yapraklar arasından anlatıyor. İtaat ve itaatsizlik kavramlarını mevsimsel dönüşümlerle birleştiren Özdemir, büyümenin ve çözülmenin şiirsel bir haritasını sunuyor.

Tarihi Bir Mekânda Mekânsal Bir Bağlam

Casa Foscolo Hotel’in neo-klasik mimarisi, serginin kavramsal çerçevesini güçlendiren bir sahne işlevi görüyor. Tarihsel hafızanın korunduğu bu mekânda, sanatçıların modern sorgulamaları çok daha yankı buluyor. Orman burada sadece ağaçlardan ibaret değil; bir hafıza alanı, bir sığınak ve en nihayetinde kaçamadığımız bir yüzleşme alanı.

15 Mart’a kadar sürecek olan bu sergi, sizi kendi iç ormanınızın hangi katmanlarını görmezden geldiğinizi keşfetmeye çağırıyor.