BİZANSLILAR BOĞAZ İÇİN “DÜNYANIN KOLYESİ” DEMİŞLER. İKİ KITAYI VE GÖNÜLLERİ BAĞLAYAN BOĞAZ’A ÇOK YAKIŞIR ERGUVAN. ŞEHRİN ÇİÇEĞİ LALE İSE BOĞAZ’IN AĞACI ERGUVANDIR.

3

Image 3 of 7

Malûm, İstanbul’da erguvan zamanı… Nedir İstanbul’un erguvan ağaçlarıyla yüzyıllara dayanan bu sevdası?

İnternete, erguvan için “baklagillerden, 10 metreye kadar büyüyebilen, çalı gibi ağaççık” tanımlamasını görürsünüz. Bilimsel olarak bu kadar kuru ifade edilen bu küçücük ağaç, İstanbullu için çok daha fazlası demek. Bizanslılar Boğaz için “dünyanın kolyesi” demişler. İki kıtayı ve gönülleri bağlayan Boğaz’a çok yakışır erguvan. Şehrin çiçeği lale ise Boğaz’ın ağacı erguvandır. Her Nisan’da iki kıtayı birbirinden ayıran bu su yolunu renklendirir erguvan, bazen de mor salkım ile raks eder. İki aşık gibi doğanın inanılmaz uyumunu sergilerler.

Erguvan çiçeklerinin rengi tek midir? Farklı renklerde erguvan çiçekleri de var mı?

Boğaz’ın iki yakasını süsleyen pembe renkli erguvanların Latince ismi Cercis siliquastrum; anlamı da “kapsüllü meyveli ağaç ” veya “bakla şekilli meyveli ağaç”. Batı dillerinde ise “Judas ağacı” olarak geçiyor. Efsaneye göre Havari Yahuda İskaryot, Hz. İsa’nın yerini Romalılar’a bildirip çarmıha gerilmesine sebep olmuş. Önce ihanet etmiş ama sonra pişmanlığından ötürü kendini erguvan ağacına asmış. O zamana kadar beyaz çiçekler açan erguvan ağacının o tarihten sonra utancından günümüzdeki rengine dönüştüğü anlatılır.