Contemporary Istanbul, 21. edisyonuyla Haliç kıyısındaki Tersane İstanbul’a dönüyor. 23 Eylül’de VIP ön izlemeyle açılan fuar, 24–27 Eylül arasında genel ziyarete açık. Akbank’ın ana partnerliğinde düzenlenen CI21; 24 ülkeden 70’in üzerinde galeriyi, 500’ü aşkın sanatçıyı ve 1.500’den fazla eseri aynı çatı altında buluşturuyor. Bu ölçek, etkinliği yalnızca eser satın almaya gelen koleksiyonerlerin buluşması olmaktan çıkarıyor. Fuar, birkaç günlüğüne İstanbul’daki sanat üretimi, galeri ekonomisi, kurumsal iş birlikleri ve uluslararası görünürlük arasındaki ilişkilerin okunabildiği yoğun bir şehir laboratuvarına dönüşüyor.

Bu yıl toplam 20 galeri Contemporary Istanbul’a ilk kez geliyor. Dolayısıyla fuarın değeri yalnızca tanınmış isimleri yeniden görmekte değil; farklı coğrafyalardan yeni galerilerin hangi sanatçıları İstanbul’a taşıdığını karşılaştırabilmekte. Ana bölümün yanında iki hat özellikle dikkat çekiyor. İki yıllık Focus: Asia girişimi, Asya’nın hızla değişen çağdaş sanat ortamına odaklanıyor. New Grounds ise genç ve gelişmekte olan galerilerle yeni kuşak sanatçıların güncel pratiklerine uluslararası görünürlük kazandırmayı amaçlıyor. Friedrichs Pontone, Ka, Karpuchina Gallery, Method Gallery, Rast Gallery ve Shiva Zahed bu bölüm için açıklanan katılımcılar arasında.

CI21’in programı stantlarla sınırlı değil. Jaume Plensa’nın yaklaşık yedi metre yüksekliğindeki Juana heykeli, fuarın kamusal alana taşan en görünür işlerinden biri. Pearl Lam Gallery iş birliğiyle Chisato Matsumoto’nun sunumu, Wai Kung küratörlüğündeki Cao Taiping: In the Wake, Shaikh Rashid Al Khalifa’nın enstalasyonu, Shozo Shimamoto’ya ayrılan özel bölüm ile SIGG Foundation ve MIA Art Collection seçkileri, ziyaretçiye farklı üretim ve koleksiyon modellerini yan yana görme fırsatı veriyor. CIF Dialogues ise The Long and Winding Road temasıyla sanat, kültür ve küresel etkileşim üzerine konuşmaları fuarın ticari ritmine düşünsel bir katman olarak ekliyor.

Tersane İstanbul seçimi de deneyimin bir parçası. Tarihî üretim alanlarının, Haliç manzarasının ve büyük ölçekli çağdaş işlerin aynı rotada buluşması, beyaz küp alışkanlığını kırıyor. Yine de bu kadar yoğun bir fuarı “her şeyi görme” baskısıyla dolaşmak yorucu olabilir. Daha verimli yöntem, ilk turda galerileri hızlıca taramak; ikinci tur için beş ya da altı durak seçmek ve açık hava projelerine ayrıca zaman ayırmak. İlk kez gelenler galeri adlarından çok malzeme, tema veya coğrafya üzerinden bir rota kurabilir. Koleksiyon yapmayan ziyaretçi için de fuarın asıl kazanımı, güncel sanatın hangi meseleler ve görsel diller etrafında hareket ettiğine toplu bir bakış sunması.

Fuarı yalnızca “beğendim/beğenmedim” ikiliğinde okumamak da önemli. Bir galerinin aynı sanatçının birkaç işini nasıl yan yana getirdiğine, farklı ülkelerden katılımcıların hangi teknikleri öne çıkardığına ve fiyat bilgisiyle küratöryel anlatının nasıl ilişkilendiğine bakmak, sanat fuarının sergiden farkını görünür kılar. Burada eserler estetik nesneler olduğu kadar dolaşıma giren, temsil edilen ve koleksiyonlara katılması hedeflenen işlerdir. Bu ticari çerçeveyi görmezden gelmek yerine açıkça okumak, ziyaretçiye çağdaş sanat sisteminin nasıl işlediğini anlamak için daha gerçekçi bir perspektif kazandırır.

Genel ziyaret saatleri 24–26 Eylül’de 11.00–20.00, 27 Eylül’de 11.00–19.00. Biletix’te 23 Eylül itibarıyla hafta içi biletler 2.660 TL’den, hafta sonu biletleri 3.135 TL’den başlıyor; fiyat ve müsaitlik değişebileceği için satın alma ekranındaki son bilgi esas alınmalı. Üniversite öğrencileri için 24 ve 25 Eylül’de 17.00–20.00 arasında ücretsiz giriş ayrılmıştı; ancak ilgili kontenjanlar Biletix’te şu anda tükenmiş görünüyor. Altı yaş ve üzerindeki herkes bilete tabi. Adres Camiikebir, Taşkızak Tersanesi Caddesi No. 5, Beyoğlu. Güncel ulaşım, tekne seferi ve program bilgilerini çıkmadan önce resmî sayfadan kontrol etmek en güvenli plan.