Zamanın Musallat Olan İzleri: x-ist’te “A Ghost Story”

Gümüşsuyu’nun çağdaş sanat duraklarından x-ist, 24 Nisan – 23 Mayıs 2026 tarihleri arasında, zamanın ve hafızanın sarsıcı doğasını ele alan “A Ghost Story” isimli grup sergisine ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü Beren Boran’ın üstlendiği; Burak Dak, Gülin Hayat Topdemir ve Sefa Karakuş’un eserlerini buluşturan sergi, adını David Lowery’nin aynı isimli kült filminden alıyor. Sergi, zamanı ölçülebilir bir Kronos düzeninden çıkarıp, sonsuz ve döngüsel bir Aion düzlemine taşıyarak izleyiciyi palimpsest bir evrenle tanıştırıyor.

Silinen Ama Yok Olmayan: Palimpsest Bir Hafıza “A Ghost Story”, odağına yerleştirdiği “Palimpsest” kavramı ile yüzeyin altındaki gizli geçmişi sorguluyor. Tıpkı eski bir parşömenin defalarca silinip üzerine yeniden yazılması gibi, sergideki eserler de geçmişin hayaletlerinin bugüne nasıl musallat olduğunu ve geleceği nasıl şekillendirdiğini gösteriyor. Sefa Karakuş’un “Erosion” gibi eserlerinde görülen katmanlaşma, zamanın sadece ardışık anlardan ibaret olmadığını; aksine biriken, silinen ve birbirinin içinden süzülen bir bellek olduğunu kanıtlıyor. Her fırça darbesi bir önceki imgeyi saklamak yerine onunla birlikte var olarak yüzeyi canlı bir organizmaya dönüştürüyor.

Kronolojinin İhlali ve Geleceğin Tohumları Sanatçılar, geleneksel zaman öğretisinin yapısını bozarak kendi özgün saatlerini kuruyorlar. Dehlizlerden yeşeren tohumların yüzünü yarına döndüğü, ancak köklerinin geçmişin derinliklerinde saklı kaldığı bu anlatı yapısında, kronolojinin keskin sınırları bulanıklaşıyor. Geçmişin hatıraları sadece birer gölge değil, bugünü ve yarını içinde taşıyan canlı birer aktör olarak beliriyor. “A Ghost Story”, zamanı sabitlemeye çalışmak yerine onu çoğaltan ve derinleştiren bir deneyim alanı sunarken, izleyiciyi kendi kişisel zaman katmanlarıyla yüzleşmeye çağırıyor.