Sahnede Sınır Tanımayan Bir Diyalog: Salon İKSV’de Doğaçlama Gecesi
Müziğin en saf, en çıplak hali nedir? Belki de hiçbir provanın yapılmadığı, notaların kağıtlara değil, o anki hislere döküldüğü bir jam session. Farklı coğrafyalardan, farklı kültürlerden ve bambaşka müzikal geleneklerden beslenen müzisyenleri bir araya getiren bu özel proje, doğaçlama kavramını sahne üzerinde yeniden tanımlıyor.
Bir Konserden Daha Fazlası: Canlı Bir Üretim Süreci
Bu performans, alışılagelmiş konser akışlarının çok ötesinde bir yapıya sahip. Doğaçlamayı bir hikâye gibi ele alan; giriş, gelişme ve sonuç bölümleriyle bir anlatıya dönüştüren proje, izleyiciyi sadece dinleyici değil, canlı bir yaratım sürecinin tanığı yapıyor. Sahnenin perküsyon enstrümanlarıyla kurulduğu bu gecede, ritim her şeyin merkezinde yer alıyor.
Sürprizlerle Dolu Bir Kadro
Bugüne kadar İsmail Tunçbilek’ten Dilan Balkay’a, Cenk Erdoğan’dan Selen Gülün’e kadar usta isimleri aynı potada eriten projenin Salon İKSV edisyonunda kimlerin sahne alacağı ise hala tatlı bir gizem. Hiçbir performansın bir sonrakine benzemediği bu “tekrarı olmayacak” gecenin orkestrasını öğrenmek için gözler Salon’un sosyal medya hesaplarında!
Virtüözlerin Ritmiyle Tanışın
Eczacıbaşı Genç Bilet ve Mastercard® avantajlarıyla sanata erişimi kolaylaştıran bu etkinlik, müziğin evrensel dilini keşfetmek isteyenler için biçilmiş kaftan. Eğer siz de hem zarif hem de vahşi bir ritim şölenine, virtüözlerin provasız kapışmasına tanık olmak istiyorsanız, Salon İKSV’nin puslu ve samimi atmosferinde yerinizi alın.
