[800_600_desktop]
[160_600_sol]
[120_600_sag]
[970_250]

Edebiyattan Ekrana Bir Aşk Güzellemesi: Masumiyet Müzesi 13 Şubat’ta Netflix’te!

Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un 60’tan fazla dilde milyonlarca okura ulaşan, modern klasikler arasında sarsılmaz bir yere sahip olan eseri Masumiyet Müzesi, büyük bir prodüksiyonla diziye dönüştü. Duyurulduğu ilk günden bu yana edebiyat ve sinema dünyasında büyük heyecan yaratan yapım, 13 Şubat’ta tüm dünya ile aynı anda yalnızca Netflix’te izleyiciyle buluşacak.

Kitaptan Müzeye, Müzeden Ekrana

Sadece bir roman değil, aynı zamanda İstanbul’un kalbinde yaşayan fiziksel bir müze olma özelliğiyle dünyada eşi benzeri olmayan bu hikâye, şimdi 9 bölümlük bir dizi olarak karşımızda. Ay Yapım imzası taşıyan dizinin yönetmen koltuğunda, atmosfer yaratmadaki ustalığıyla tanınan Zeynep Günay otururken; senaryo ise Ertan Kurtulan’ın kaleminden süzülüyor.

1970’lerin İstanbul’unda Bir Takıntı Senfonisi

Hikâye, 1970’lerin İstanbul’unda, varlıklı bir ailenin oğlu olan Kemal ile uzak ve yoksul akrabası Füsun arasındaki fırtınalı ilişkiyi merkezine alıyor. Başrollerde, son dönemin en başarılı aktörlerinden Selahattin Paşalı ve genç yetenek Eylül Lize Kandemir yer alıyor. Kadronun geri kalanı ise tam bir yıldızlar geçidi: Tilbe Saran, Ercan Kesal, Bülent Emin Yarar ve daha pek çok usta isim bu nostaljik anlatıya hayat veriyor.

Aşkın Nesneleşmiş Hali

Kemal’in Füsun’a olan aşkı, zamanla biriktirilen eşyalar üzerinden bir takıntıya ve “masumiyet müzesine” dönüşür. Küpelerden tokalara, sigara izmaritlerinden anılara kadar her nesne, kaçırılmış ihtimallerin ve dinmeyen bir özlemin kanıtı niteliğindedir. Dizi; aşkın bir kaza mı, yoksa bir mutluluk mu olduğu sorusunu 1970’lerin büyüleyici dekorları eşliğinde yeniden soruyor.

Gelecek ayın en çok konuşulacak yapımı olmaya aday Masumiyet Müzesi, bizi hem kendi kalbimize hem de İstanbul’un tozlu ama ışıltılı tarihine bakmaya davet ediyor.