Parfüm, çoğu zaman görünmeyen ama hissedilen bir anlatı biçimi. Hafızayla, mekânla ve zamanla ilişki kurar. MAD Parfumeur’ün 25. yılı için yarattığı Quarter, tam da bu görünmez dil üzerinden konuşan bir parfüm. Markanın çeyrek asırlık birikimini daha sessiz, daha kalıcı bir forma dönüştürme arayışının sonucu.
Quarter’ın çıkış noktası, klasik parfüm yapılarının güncel bir sadelik anlayışıyla yeniden ele alınması. Abartıdan uzak, net ve ölçülü bir estetik… Bu yaklaşım, günümüz sanat ve tasarım dünyasında sıkça karşılaştığımız “az ama derin” fikriyle de örtüşüyor. Quarter, yüksek sesle iddia ortaya koymak yerine, zamanla kendini açan bir yapı sunuyor.
Koku, Zanaat ve Sessiz Bir Estetik
Bu yapının arkasında, koku dünyasının en köklü kurumlarından biri olan Givaudan bulunuyor. 250 yılı aşkın mirasıyla Givaudan, kokuyu yalnızca duyusal bir deneyim olarak değil; insanın doğayla, bedenle ve duyguyla kurduğu ilişkinin bir uzantısı olarak ele alıyor. Sürdürülebilirlik, zanaat ve inovasyon üçgeninde şekillenen bu yaklaşım, Quarter’ın karakterinde de hissediliyor.
Parfümün yaratıcısı, Givaudan parfümörü Gaël Montero, Quarter’ı tasarlarken merkezine “sarıp sarmalanma” fikrini koyduğunu söylüyor. Onun anlatımında bu koku, tenle mesafesiz bir ilişki kuruyor; koruyan, sakinleştiren ve mahrem bir alan açan bir yapı sunuyor. Portakal çiçeğinin kremamsı yumuşaklığı, şeftalinin kadifemsi dokusu ve benzoinin sıcaklığı bu hissi destekliyor.
Olfaktif yapı, mandarin ve petit grain ile aydınlık bir başlangıç yaparken; orta notalarda çiçeksi yuvarlaklık öne çıkıyor. Alt katmanda ise sandal ağacı ve tütsü, kokunun yatay sakinliğine dikey bir derinlik kazandırıyor. Montero’nun deyimiyle bu denge, “konfor ile duruş” arasındaki ince çizgide kuruluyor.
Tenle Kurulan Mahrem Bir Diyalog
MAD Parfumeur ile Givaudan arasındaki bu iş birliği, Quarter’ı yalnızca teknik olarak değil, kavramsal olarak da güçlü kılıyor. Parfüm, taşıyan kişiye bir kimlik dayatmıyor; aksine, onun gündelik ritmine ve kişisel estetiğine uyum sağlıyor. Bu yönüyle Quarter, bir aksesuar değil, zamanla kişiselleşen bir eşlikçi gibi davranıyor.
Sınırlı üretimiyle koleksiyon değeri taşıyan Quarter, sessiz lüks kavramını koku üzerinden yeniden düşünmeye davet ediyor. Geçici trendlerin ötesinde, zamana yayılan bir anlatı kuruyor; tıpkı iyi bir sanat işi gibi, aceleyle tüketilmek yerine deneyimlenmeyi talep ediyor.
