Sessizliğin İçindeki Gürültü, Belleğin İçindeki Yankı: “Sesler”
Tiyatro sahneleri bazen görkemli dekorlarla, bazen de sadece bir insanın sesi ve anılarıyla devleşir. Salih Bademci’nin başrolünde olduğu “Sesler”, ikinci yolu seçerek izleyiciyi sadece 60 dakika süren ama etkisi uzun süre devam eden yoğun bir atmosfere sürüklüyor. Kerem Kurdoğlu tarafından kaleme alınan ve usta yönetmen Mehmet Birkiye’nin imzasını taşıyan oyun, 22 Ocak’ta Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde perdelerini açıyor.
Bir Ses, Bin Hafıza
“Sesler”, kişisel bir hikâyeden yola çıkarak kolektif bir kent belleğine uzanıyor. Gündelik hayatta yanımızdan geçip giden, bazen bizi yoran bazen de huzur veren seslerin; aslında hayatımızın kırılma noktalarını nasıl işaretlediğini anlatıyor. Salih Bademci, sahnede sadece bir karakteri değil, bir şehrin ve bir ömrün işitsel haritasını canlandırıyor.
Yalın, Samimi ve Derin
Oyunun en dikkat çekici yanı, yalınlığı. Fazlalıklardan arınmış, sadece performansın ve metnin gücüne odaklanan “Sesler”, modern insanın yalnızlığını ve aidiyet çabasını kentsel bir gürültünün içinden çekip çıkarıyor. Şehrin karmaşasını anlamlı bir işitsel deneyime dönüştüren bu tek perdelik performans, izleyicinin hem kendi geçmişine hem de yaşadığı sokağa farklı bir kulakla bakmasını sağlıyor.
Zorlu PSM’nin en prestijli sahnelerinden birinde gerçekleşecek bu buluşma, tiyatronun o meşhur “şimdi ve burada” olma hissini iliklerinize kadar hissettirecek.
