Benito’nun İhtilali: Super Bowl 60 Sahnesinde Porto Riko Rüzgarı
Bundan on yıl önce San Juan’da bir markette kasiyerlik yapan Benito Antonio Martínez Ocasio’nun, bugün dünyanın en büyük sahnesinde tamamen kendi ana dilinde bir “manifesto” sunacağını kim hayal edebilirdi? Bad Bunny, Super Bowl 60’ın devre arası gösterisinde sadece şarkı söylemedi; bir halkın kimliğini, sömürge geçmişinden gelen öfkesini ve kültürel direnişini Amerikan televizyon tarihinin en çok izlenen anına taşıdı. Bu, müzik tarihçilerinin ileride “Amerikan pop kültüründe Latin hegemonyasının tescillendiği gece” olarak adlandıracağı bir dönüm noktasıydı.
Bir Kültürün Anatomisi: Şeker Kamışı Tarlalarından Levi’s Stadyumu’na
Gösteri başladığında stadyumun ışıkları değil, Porto Riko’nun ruhu parladı. Sahne, adanın geleneksel tarım işçileri olan **”jíbaro”**lar, domino masaları ve o sıcak Karayip ikliminin vazgeçilmezi olan buz rendesi standlarıyla donatılmıştı. Bad Bunny, sahneye bir dünya starı olarak değil, adasının bir parçası olarak çıktı. “Tití Me Preguntó” ve “Yo Perreo Sola” gibi hitlerle başlayan performans, kısa sürede bir “ev partisi” atmosferine dönüştü. Sahnedeki konuk listesi ise adeta bir yıldızlar geçidiydi: Cardi B, Jessica Alba, Pedro Pascal, Karol G ve daha nicesi… Bu isimler sadece izleyici değil, Benito’nun yarattığı o büyük Latin ailesinin birer ferdi olarak oradaydı.
Tarih Yazan Bir An: Super Bowl’da Gerçek Bir Düğün
Gösterinin en çok konuşulan, belki de Super Bowl tarihinin en romantik anı beşinci dakikada yaşandı. Bad Bunny, sadece müzik yapmadı, aynı zamanda birleştirici gücünü kullanarak sahnede gerçek bir düğüne ev sahipliği yaptı. Sanatçıyı düğünlerine davet eden hayranlarına “Neden Super Bowl’da evlenmiyorsunuz?” teklifini götüren Benito, nikâh şahidi olarak imzasını attı. Lady Gaga’nın sahnede belirip “Die With a Smile” şarkısını seslendirmesiyle taçlanan bu an, şov dünyasının sınırlarını aşan bir gerçeklik sundu.
Siyasi Bir Manifesto: Gentrifikasyon ve Enerji Kesintileri
Bad Bunny’nin performansı sadece parıltıdan ibaret değildi; o, sesini duyuramayanların sesi olmayı seçti. Beyaz salsa takımıyla sahneye döndüğünde, yanında Porto Riko’nun bir diğer gururu Ricky Martin vardı. “Lo Que Le Pasó a Hawaii” performansı sırasında arka plandaki dekorlar, adadaki soylulaştırma (gentrifikasyon) sorununa ve kronik elektrik kesintilerine sert bir gönderme yapıyordu. Patlayan trafolar ve direklere tırmanan figürler, “El Apagón” şarkısıyla birleşince, Maria Kasırgası’ndan bu yana dinmeyen o kolektif acı tüm dünyanın gözü önüne serildi.
Final: “Hâlâ Buradayız!”
Gösterinin finalinde Bad Bunny, Porto Riko bayrağını stadyumun tam ortasında dalgalandırırken sadece adasını değil, tüm Latin Amerika’yı selamladı. Şili’den Meksika’ya, Brezilya’dan Peru’ya kadar tüm kıtayı tek tek saydıktan sonra İngilizceye geçerek “God Bless America” (Tanrı Amerika’yı Korusun) dedi ve ekledi: “Ve benim anavatanım, Porto Riko, hâlâ buradayız.” Bu cümle, bir adanın varoluş mücadelesinin ve kültürel zaferinin en kısa özetiydi.
