Geçmişin Tadı, Geleceğin Yarası: “Ballı Süt” Başlıyor
Bazı tatlar vardır ki bizi doğrudan çocukluğumuza, o güvenli limanlara götürür. Ancak bazen o tatlar, en derin kırgınlıkların da simgesi haline gelir. Tülin Özen ve Nilperi Şahinkaya’yı ilk kez tiyatro sahnesinde yan yana getiren “Ballı Süt”, tam da bu ikilemin üzerine inşa edilmiş sarsıcı bir “kız kardeşlik” hikâyesi. 28 Şubat’ta Fişekhane Ana Sahne’de prömiyerini yapacak olan oyun, izleyiciyi hem güldürecek hem de kendi aile albümlerindeki tozlu sayfaları açmaya zorlayacak.
İki Kardeş, İki Kader: Derya ve Asiye
Babaanneleri tarafından büyütülen, aynı kökten beslenen ama rüzgârın farklı yönlere savurduğu iki kadın… Derya ve Asiye’nin hikâyesi, yıllar süren bir sessizliğin ardından gelen o kaçınılmaz yüzleşmeyi merkezine alıyor. Tülin Özen’in hayat verdiği karakter, bize dayatılan hayatlar ile kendi seçtiklerimiz arasındaki o ince çizgide yürürken; Nilperi Şahinkaya’nın canlandırdığı Asiye, hayallerinin peşinden koşan asi bir ruhtan, zamanın yonttuğu bambaşka bir kadına dönüşümün portresini çiziyor.
Anıl Can Beydilli’nin Rejisinden Bir “İyileşme” Deneyimi
Anıl Can Beydilli’nin yazıp yönettiği, hikâyesi Önem Günal’a ait olan yapım; trajikomik diliyle dikkat çekiyor. Oyun, kardeşliğin sadece bir kan bağı değil, aynı zamanda birbirini gerçekten tanıma ve o yaralara rağmen birlikte iyileşme çabası olduğunu savunuyor. Farklı zaman ve mekân geçişleriyle dinamik bir anlatı sunan “Ballı Süt”, sahnedeki iki güçlü kadının enerjisiyle sezonun en iddialı prodüksiyonları arasında yerini alıyor.
Şubat ayının son gecesinde, Fişekhane’nin tarihi atmosferinde prömiyer yapacak olan bu oyun, kendimize şu soruyu sorduruyor: Sizi gerçekten tanıyan insanlara duyduğunuz ihtiyaç, kaçtığınız tüm o geçmişten daha mı güçlü?
