Çağları Aşan Bir Yüzleşme: Goethe’nin “Faust”u Devlet Tiyatroları’nın 75. Yılında!

Dünya edebiyat tarihinin en görkemli yapıtlarından biri olan, Johann Wolfgang von Goethe’nin ömrünü adadığı başyapıtı Faust, tiyatroseverlerle buluşuyor. Christopher Marlowe’un kaleme aldığı Dr. Faustus efsanesinden filizlenen ancak Goethe’nin engin kültürel birikimiyle evrensel bir insanlık panoramasına dönüşen bu eser, bir kez daha sahnenin büyüsüyle hayat buluyor.

İnsan Ruhunun Parçalanmışlığı

Faust, sadece bir “ruhunu şeytana satma” hikâyesi değildir. Sanayi Devrimi’nin getirdiği büyük dönüşümün ortasında kalmış, bilginin ve deneyimin sınırlarını zorlayan modern insanın parçalanmış ruhuna tutulan bir aynadır. İlk bölümü 1808’de yayımlanan, ikinci bölümü ise Goethe’nin ölümünden hemen sonra okurla buluşan bu metin, yüzyıllar geçse de güncelliğini koruyan bir soruyu merkezine alır: İnsan, sonsuz arzu ile ahlaki sorumluluk arasındaki o tekinsiz boşlukta nasıl var olur?

Ayşe Emel Mesci ve Bütüncül Sanat Anlayışı

  1. İstanbul Tiyatro Festivali’nde Medea Material ile büyük yankı uyandıran ödüllü yönetmen Ayşe Emel Mesci, bu kez Faust’u kendi özgün ve “bütüncül sanat” anlayışıyla sahneye taşıyor. Hareketin, müziğin ve imgenin iç içe geçtiği bu reji, Devlet Tiyatroları’nın 75. kuruluş yılı onuruna sahneleniyor. Mesci, geçiş dönemlerinin yarattığı o kaotik ruh halini, sahnenin estetik olanaklarıyla birleştirerek izleyiciyi sarsıcı bir deneyime davet ediyor.

Tiyatro tarihinin bu en zorlu ama en etkileyici metinlerinden birini, usta bir yönetmenin yorumuyla izlemek, sadece bir oyun seyretmek değil; insan olmanın trajedisine ve yüceliğine dair dev bir ayine tanıklık etmek anlamını taşıyor.