Haftanın Vizyon Raporu: Aksiyon, Dram ve Absürt Çizgiler
Bir “Statham” Klasiği: Sığınak (Shelter)
Eğer cuma akşamı adrenalin dozunuzun tavan yapmasını istiyorsanız, adresiniz belli. Ric Roman Waugh yönetmenliğinde, aksiyonun kitabını yazan Jason Statham, bizi İskoçya’nın ıssız ve fırtınalı bir adasına götürüyor. Eski bir askerin, geçmişinden kaçarken bir genç kızı kurtarmasıyla başlayan hikaye, Statham’ın o bildiğimiz “tek başına ordu” karizmasıyla birleşince seyir keyfi yüksek bir gerilime dönüşüyor.
Yerli ve Absürt: Cam Sehpa
Listenin en merak uyandıran işlerinden biri, korku ve gerilim sinemasının aykırı ismi Can Evrenol’dan geliyor. Bir mobilya tercihi hayatınızı ne kadar karartabilir? Alper Kul ve Algı Eke’nin başrollerini paylaştığı film, pısırık bir kocanın aldığı cam sehpa üzerinden ilerleyen kara mizah soslu bir trajedi sunuyor. Evrenol’un vizyonunu bilenler, sıradan bir durumun nasıl kabusa dönüşeceğini az çok tahmin edebilir.
Sahneden Hayata: Sesim Geliyor Mu?
Bradley Cooper’ın yönetmen koltuğunda oturduğu bu yapım, Will Arnett ve Laura Dern gibi dev isimleri buluşturuyor. Orta yaş krizi, boşanma sancıları ve New York’un ışıltılı stand-up sahneleri… Alex’in kendini bulma çabası, izleyiciye “aşkın ve ebeveynliğin yeni bir formu mümkün mü?” sorusunu sordurtuyor.
Klasik ve Şık: Chopin, Chopin!
Biyografik dram severler için Polonyalı yönetmen Michał Kwieciński, Frédéric Chopin’in 1835 Paris yıllarına ışık tutuyor. Hastalıklar, geçim dertleri ve bu karmaşanın içinden doğan ölümsüz eserler… Klasik müziğin dahi ismini daha yakından tanımak isteyenler için sinematik bir resital.
Animasyon Büyüsü: Scarlet (Hateshinaki Scarlet)
Japon animasyonunun usta ismi Mamoru Hosoda, bizi ortaçağ ile modern dünyanın kesiştiği fantastik bir evrene davet ediyor. Babasının intikamı peşindeki bir prensesin, yaşam ve ölüm arasındaki o ince çizgide verdiği mücadele, görsel bir şölen vaat ediyor.
Sarsıcı Bir Dram: Ben Bir Yabancıydım
Halep’ten kaçan bir doktorun kararıyla kesişen dört yabancı… Savaşın, göçün ve insanlık onurunun sınandığı bu film, Suriyeli bir doktordan Yunan sahil güvenlik kaptanına kadar uzanan geniş bir empati köprüsü kuruyor.
