Prev1 of 8Next


Fantastik edebiyatın büyülü dünyası, hayatın sıkıcılığından uzaklaşıp hayal gücünü serbest bırakmak ve farklı dünyalarla tanışıp korkusuz kahramanlarla maceralara atılmak isteyenlere kapılarını açıyor.

Hazırlayanlar: Zeynep Merve Kaya & Arda Yetmişbir

Zamanın başlangıcından bu yana, insanlar milyonlarca hikâye anlattı. Kahramanlar tanrılara, vahşi hayvanlar yaratıklara, gök olayları da büyülere dönüştü. Hayatın içinden mitolojiler, efsaneler doğdu. İnsanlık doğallığı özlediğinden midir, yoksa geçmişe dönmek istediğinden midir bilinmez, eski efsaneler yeniden kıymete bindi ve buna “fantastik edebiyat” adı verildi.
J. R. R. Tolkien’in bizi Hobbit’lerle, Elf’lerle, o meşhur Gandalf’la tanıştırdığı ölümsüz eseri “Yüzüklerin Efendisi” serisiyle, kuzeydeki topraklarda yaşayan bir kahramanı konu alan en eski Anglo-Sakson destanı “Beowulf”, İskandinav mitolojisinin efsanelerini günümüze taşıdı. Onu zerre kadar sevmeyen teyze ve eniştesinin evindeki merdiven altında yaşayan ve hayatı boyunca yok sayılan küçük bir çocuğun büyücü olduğunu keşfedip dünyayı kurtarma macerasına atılmasını anlatan “Harry Potter” serisi ile sihri keşfettik. Yunan deniz tanrısı Poseidon’un yarı tanrı oğlu olduğunu keşfeden Percy Jackson adındaki bir çocuğun maceralarını konu alan “Percy Jackson & Olimposlular” serisiyle kadim Yunan Tanrıları hayatımıza giriverdi.
Anadolu topraklarında ise uzun bir sessizlik hüküm sürüyordu. Dünyada fantastik edebiyat ve bu eserlerin beyazperde uyarlamaları almış başını giderken, bize de oturup “Türk mitolojisi de çok geniş aslında. Yazılsa, asıl malzeme bizde!” demek düştü.

Tolkien’in çizimiyle Hobbit kitabındaki ejderha Smaug

Tolkien’in çizimiyle Hobbit kitabındaki ejderha Smaug

Belki de bu yüzden, yakın çevremizde “fantastik edebiyat” ve “Türkiye’de fantazya yazarlığı” hakkında fikrine danıştığımız ne kadar altkültür hayranı varsa, hepsinden fazlasıyla pesimist geri dönüşler aldık. Ama altkültürün giderek yayıldığı bir ülkede, bu türü en çok sevenlerin dahi umutsuzluğa düşmesi de bir haber değeri taşıyordu.
Biz de oturduk, fantastik edebiyatı bize en iyi kim anlatabilir diye düşündük. Bu türe gönül verenlere veya en azından bir ucundan tutup tanımak isteyenlere küçük bir bilgi derlemesi sunmak istedik. Bilmek istediklerimizi ise Türkiye’de fantastik edebiyat denince akla ilk gelen isimlerden, fantazya ve bilimkurgu yazarı Barış Müstecaplıoğlu’na ve Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği’ne (FABİSAD) sorduk. Müstecaplıoğlu röportajı ilerleyen sayfalarda… FABİSAD’ın değerli görüşleriyse, yazının içinde!

 

Prev1 of 8Next