Kasım 2017’den itibaren, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından her yıl düzenlenen 23. İstanbul Tiyatro Festivali, 13 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında tiyatroseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

23. İstanbul Tiyatro Festivali, bu yıl farklı içeriğiyle dikkat çekecek. 23. İstanbul Tiyatro Festivali’nde yurtdışından 12, Türkiye’den 16 olmak üzere 28 tiyatro, dans ve performans topluluğunun 78 gösteriminin yanı sıra Öğrenme ve Gelişim Programı kapsamında okuma tiyatroları, söyleşiler, atölye çalışmaları ve ustalık sınıfları gibi tamamı ücretsiz yan etkinlikler de gerçekleştirilecek. Festival sahne sanatlarının genel olarak kabul edilmiş kalıplarının sorgulandığı alışılmışın dışında sahneleme tekniği ve yapısına sahip performanslardan oluşan programıyla “sahne neresi?” ve “oyuncu kim?” gibi sorulara yanıt arıyor.

23. İstanbul Tiyatro Festivali Onur Ödülleri bu yıl yazar, tiyatro oyuncusu ve yönetmen Ferhan Şensoy, sahne tasarımcısı Metin Deniz ve yönetmen Emmanuel Demarcy-Mota’ya takdim edilecek.

Golden Mask İstanbul’da

1994’te kurulan Golden Mask; sadece saygın bir tiyatro ödülü değil, aynı zamanda tiyatro için stratejik görevler gerçekleştiren önemli bir kültürel kurum. İstanbul Tiyatro Festivali’nin geçtiğimiz sene Golden Mask Rus Sahne Sanatları Festivali ile başlayan işbirliği bu yıl Rusya’dan gelecek olan dört farklı yapım ile devam ediyor. Her yıl ilkbahar aylarında Rusya’nın dört bir yanından gelen en önemli gösterilere ev sahipliği yapan Golden Mask Rusya Sahne Sanatları Festivali 2019’da 25. yılını kutluyor.

Kasım 2018’de Golden Mask, İstanbul Tiyatro Festival işbirliğiyle Hamlet / Collage isimli, Golden Mask ödülü adayı olan yapımı gerçekleştirdi. İki festival başarılı ortaklıklarına 2019’da da devam ederek, etkileyici ve renkli programlarında Rusya’dan yeni tiyatro yapımları sunuyor.

Golden Mask İstanbul’da kapsamında; çağdaş dans ve baleyi özgün sanatsal vizyonuyla harmanlayan yenilikçi dans topluluğu Moskova Balesi’ninyedi yetenekli dansçısının yorumuyla sahnelenen Her Yol Kuzeye Çıkar, Rusya’nın köklü tiyatrosu Theatre of Nations’ın sahne tasarımıyla dikkat çeken ve kurgusal gelecekte bir dünyada geçen, Maxim Didenko’nun baş döndürücü müzikali Sirk ve Ivan Vyrypaev’in kalemiyle bize çok şey çağrıştıran ve inanılmaz hikayeler anlatan Ortadoğu’nun güncel meselelerine farklı bir bakış sunan İran Konferansı festival seyircisiyle buluşacak. Çağdaş Rus edebiyatının “kurucusu” kabul edilen Puşkin’in yedi yılda tamamladığı eşsiz eseri Yevgeni Onegin, sürgün yazarın nefes kesen tutkusunu konu ediniyor.

Festivalde Ezber Bozan Uluslararası Yapımlar

Dünyanın en önemli dans topluluklarından biri olan Ultima Vez, seyircisini derinden etkileyen gösterisi TrapTown ile festivale konuk oluyor. Wimm Vandekeybus’un yönettiği ve kareografisini üstlendiği TrapTown, Ultima Vez’in gündelik hayatımızın sıradanlığı üzerine koyduğu sıradışı bir çalışması.

Türkiyeli sanatçı Begüm Erciyas’ın etkileyici çalışması Seslenen Parçalar, katılımcılarını iç sesleriyle tanışmaya davet ediyor. Katılımcılar, kendi seslerinin başrolde olacağı bu performansta izole edilmiş bir ses kulübesinin mahremiyetinde, bir ses kaydı ile yönlendirilerek kendi seslerinin “izleyicisi” olacaklar.

Being Faust – Enter Mephisto, çeşitli sanal ve fiziksel oyun biçimlerini kullanarak akıllı telefonlarla oynanabilen bir oyun. Dünya edebiyatının efsanevi ismi Goethe’nin, büyük yapıtı Faust’tan Benjamin von Blomberg tarafından uyarlanan ve insan aklının arzuları için çelinme ihtimalini bir oyunun içinde kurgulayan Being Faust-Enter Mephisto, Goethe Institut Kore ve Nolgong tarafından tasarlandı.

Çalışmalarını belgesel tiyatro alanında sürdüren yönetmenler Anestis Azas ve Prodromos Tsinikoris’in göçmenlik meselesini, Yunanistan’a kadın göçünü, göçmen temizlikçi kadınların karşılaştığı sorunları oyunu Temiz Şehir’le gerçekçi bir bakış açısıyla ele alıyorlar. Atina’da temizlikçilik yapan göçmen kadınların hikayelerini sahneye taşıdığı oyunda hikayeler gerçek sahipleri tarafından aktarılıyor.

İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında dünya prömiyerini gerçekleştirilecek Kayıp Kimlik film, tiyatro ve dans gibi disiplinleri bir araya getirecek bir oyun. Marco Martins yönetimindeki oyun kurgu ve gerçeklik arasındaki sınırları yeniden keşfeden çok sayıda bilinç ve bilinçdışı yansımanın iç içe geçtiği hatıralar deposu olarak iki bedeni sahnede buluşturacak.

23. İstanbul Tiyatro Festivali’nin yaşam boyu başarı ödülünü alacak Emmanuel Demarcy-Mota’nın yaratıcı gözünden çıkan tiyatronun büyük ismi Ionesco’nun metinlerinden cesurcauyarlanmış Ionesco Dosyası usta yazarın farklı metinlerini aynı oyun içinde bir araya getiriyor. Delphine Ciavaldini yönetimindeki Tarihe Not Düşmek ise büyük krizlerin toplumları nasıl etkilediğini bir tarihçi ve bir sanatçının gözünden ele alıyor.

Hitabet ne kadar etkili olabilir? Mesela bir silah kadar etkili olabilir mi? Ya da hitabet aynı zamanda etkili bir silah mıdır? Lisbeth Gruwez, bu sorulardan yola çıkarak oluşturduğu performansında, yüzyıllar boyunca kitleleri büyüten, kimi zaman “daha iyisi” kimi zaman da “en beteri” için onları harekete geçiren hitabete odaklanıyor.

Festivaldeki İddialı Yerli Yapımlar

Türk tiyatrosunun ulu çınarı Genco Erkal ve 50. yılını kutlayan Dostlar Tiyatrosu, festival kapsamında saygıyla selamlanacak. 60. sanat yılını kutlayan, bugüne dek birçok ödüle değer görülen Genco Erkal bu vesileyle üç ayrı oyunuyla festival kapsamında seyirci karşısına çıkacak. Sarsıcı bir Nazım Hikmet uyarlaması olan Yaşamaya Dair’de sahnede Erkal’a, içe işleyen sesiyle Tülay Günal eşlik ediyor. Türkiye’nin ilk tek kişilik oyunu olarak Genco Erkal tarafından 1965’te oynanan Bir Delinin Hatıra Defteri ile sanatçı seyirciyi bir kere daha büyüleyecek. Erkal’ın uyarlayıp yönettiği tek kişilik unutulmaz bir müzikli gösteri olan Merhaba’da ise seyirci, edebiyat dünyasının beş büyük ismi eşliğinde büyük bir yolculuğa çıkacak.

İstanbul Tiyatro Festivali’nin Öğrenme ve Gelişim Programı kapsamında da Genco Erkal’ın 60., Dostlar Tiyatrosu’nun 50. Yılı’na Saygıyla sempozyumu düzenlenecek. Festival direktörü Leman Yılmaz’ın yapacağı açılış konuşmasını izleyecek oturumlarda Prof. Dr. Ayşegül Yüksel, Prof. Dr. Dikmen Gürün, Prof. Dr. Kerem Karaboğa, Seçkin Selvi, Prof. Dr. Simten Gündeş, Prof. Dr. Zehra İpşiroğlu, Prof. Dr. Zeliha Berksoy ve Zeynep Oral söz alacak. Son oturum Buluşmalar başlığı altında Arif Erkin’den Nurten Tuç’a, Zeynep Irgat’tan Ece Yassıtepe’ye, Meral Çetinkaya’dan, Metin Deniz’e, Tülay Günal’a anıları ve anekdotlarıyla tiyatro dünyasından pek çok değerli ismi bir araya getirecek.

İstanbul Tiyatro Festivali’nin ortak yapımcılığını da üstlendiği açılış oyunu Io’da oyunun yazar ve yönetmenliğini üstlenen Şahika Tekand’ı sahnede de izleyeceğiz. Tragedyaları ve klasikleri özgün yaklaşımıyla sahneye taşıyan usta tiyatrocu Tekand, ataerkil dünya düzenini, hafızasını ve sorgulama yetisini gittikçe daha çok terk eden bugünün insanının tragedyasını şiirsel bir aksiyon düzeni ile sahneliyor.

Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı ve İKSV işbirliğindeki proje kapsamında bir yıl boyunca tiyatro eğitimi alan bölge gençlerinin katılımıyla hayata geçirilen Tuşba Kent Tiyatrosu’nun sahneleyeceği Dünyanın Ortasında Bir Yer festival seyircisiyle buluşacak.

Usta yönetmen Yücel Erten’in sahneye koyduğu Büchner’in iki çarpıcı metni üzerine özgün bir yorum olan Tiyatro Pera yapımı Barakalar ve Saraylar, Alman yazarlar Andreas Sauter ile Bernhard Studlar’ın kaleme aldığı, Kemal Aydoğan’ın sahneye taşıdığı Moda Sahnesi yapımı Ver Parayı!’yı festivalde yer alacak diğer iki yerli yapım. Ver Parayı; seyirciyi hayli tanıdık anlarla buluşturan ironik ve çarpıcı bir ekonomik kriz oyunu.

23. İstanbul Tiyatro Festivali’nde Özgül Akıncı’nın yönetiminde sahnelenecek Kadar’da seyirciler, Kuzguncuk İskelesi’ni üç oyuncu eşliğinde dolaşacak ve Kral Lear’dan ilhamla yaratılan bir dizi ana tanıklık edecek. Kusurlu İşler & ikinci kat yapımı, Eyüp Emre Uçaray yönetimindeki Philip Ridley’in keskin kaleminden çıkan Narin Napalm ile seyirciler sıradan bir kadınla sıradan bir erkeğin ürpertici derecede yoğun ilişkisinin bir kesitine süzülecek.

Altıdan Sonra Tiyatro ekibi tarafından sahnelen Kaldırım Serçesi, eseri kaleme alan Başar Sabuncu ve 1982’deki yorumuyla Edith Piaf ile özdeşleşen Gülriz Sururi’ye de bir saygı duruşu niteliğinde. Kaldırım Serçesi’ni Yiğit Sertdemir sahnelemesi, Yiğit Özatalay’ın müzikal düzenlemeleri ve başarılı oyuncu Tülay Günal’ın yorumuyla izleyeceğiz.

Festivalde izleyiciler Talin Büyükkürkciyan, Tolga Tüzün ve Hazal Döleneken’in kendi yarattıkları masallardan yola çıkarak, dans, ses ve görsel sanatların birbiriyle etkileştiği Bak Sen!’de gerçek dışı bir evrende buluşuyor. Geçtiğimiz yıl festivalde okuma tiyatrosu olarak gerçekleştirilen Özen Yula’nın kaleme aldığı Sahibinden Kiralık da festivalde biriken (Melis Tezkan ve Okan Urun) ‘in yorumuyla festivalde yer alıyor.

Festival seyircisinin 2017 yılında Yalnız ile tanıdığı yazar, yönetmen ve oyuncu Wajdi Mouawad’ın 1975-1990 arasında yaşanan Lübnan İç Savaşı’nı anlatan Yangınlar’ı yönetmen Murat Daltaban’ın yorumuyla, Ceren Ercan’ın kaleme aldığı Türkiye Üçlemesi’nin üçüncü oyunu olan Tahran Rüyası ise Mark Levitas rejisiyle okuma tiyatrosu olarak festival seyircisiyle buluşacak.

Genç dans sanatçısı Ekin Tunçeli, kendi kişisel yolculuğundan hareketle, ait olduğu jenerasyona ve büyük insanlık ailesine ait “bir şey” i, bir derdi; sahneye bedeniyle taşıyor. Kareografisini Evriö Akyay’ın üstlendiği “Kedi Kedi”, bir hikaye anlatma derdinden çok, kendine özgü hareketsel ve performatif bir anlatma biçimi öneren, çalışma tarzı olarak da o biçimde ısrarcı olup; hikayenin o biçim etrafında neredeyse kendiliğinden ve kimi zaman da tesafüden oluşmasına izin veren iki kişilik deneysel bir dans performansı.

Öğrenme ve Gelişim Programı

İstanbul Tiyatro Festivali Öğrenme ve Gelişim Programı’nda ustalık sınıflardan panellere, okuma tiyatrolarından atölye çalışmalarına kadar birçok ücretsiz etkinlik, sanatçı ve izleyicileri bekliyor.

Söyleşi Serisi: Birlikte Konuşalım

İstanbul Tiyatro Festivali ve Habitus Kitap, festival için hazırlıklar sürerken programda yer alacak oyunları derinlemesine incelemek ve yeni konuşma alanları açmak üzere bir dizi söyleşi gerçekleştiriyor. Katılımcılar arasında yönetmenler, oyuncular, eleştirmenler; ele alınacak oyunlar arasında festival prömiyerleri, sayfaları tekrar tekrar açılacak kitaplar arasında ise Habitus Kitap yer alıyor. Festival oyunlarından hareketle geçmişten günümüze; zaman/mekân, şimdi ve burada, sahne/ seyirci, doğaçlama/metin, ödenekli/bağımsız, çerçeve/hemzemin, hayaller/gerçekler, hayat/ tiyatro tersyüz edilerek konuşulacak.

YENİ POLİTİK TİYATRO: MİNÖR ANLATI, MAJÖRÜ BELİRLER Mİ?

CEREN ERCAN, BAHAR ÇUHADAR
24.9.2019 Salı, 19.00

SAHNEDE ÇOKLU ORTAMIN KARAKTERİSTİĞİ

YEŞİM ÖZSOY, MELİS TEZKAN, OKAN URUN
8.10.2019 Salı, 19.00

KENT TİYATROLARI ŞEHİR KİMLİĞİNİ OLUŞTURABİLİR Mİ?

LEMAN YILMAZ, ÖZEN YULA, MERAL KAYA, FEZA SOYSAL, EMRAH YARALI
12.10.2019 Cumartesi, 14.30

ZAMANIN VE MEKÂNIN, “ŞİMDİNİN VE BURADA”NIN YAPISI

ÖZGÜL AKINCI, İSMAİL EĞLER, FERDİ ÇETİN
14.10.2019 Pazartesi, 19.00

TRAGEDYALAR BİTER Mİ, İNSANIN ONTOLOJİSİ DEĞİŞİR Mİ?

ŞAHİKA TEKAND, KEREM KARABOĞA
22.10.2019 Salı, 19.00

• ALTERNATİF SAHNELERDEN BAĞIMSIZ TİYATROLARA…

NESRİN KAZANKAYA, KEMAL AYDOĞAN, YİĞİT SERTDEMİR, MEHMET BİLGE ASLAN, EYÜP EMRE UÇARAY, BAHAR ÇUHADAR
26.10.2019 Cumartesi, 14.30

Ustalık Sınıfı: Çağdaş Yöntemler / Moskova Balesi Repertuvarı

Moskova Bale Tiyatrosu’nun dansçılarından, Rusya’nın önemli çağdaş dans koreograflarından Artem Ignatiev bu atölyede katılımcılara Moskova Bale Tiyatrosu’nda yaptığı çalışmalardan kesitler sunacak ve özel yöntemleri gösterecek, ayrıca Moskova Balesi’nin repertuvarında yer alan koreografilerden örnekleri katılımcılarla birlikte çalışacak.

Atölye Çalışması: Yukarıdan Aşağıya

Artem Ignatiev tarafından gerçekleştirilecek bu atölyede, Ignatiev dansçının ağırlık ve denge merkezlerinden yola çıkarak uzamın dikey eksenleriyle nasıl çalışılacağını gösterecek. Sonrasında eşli ve farklı doğaçlama tarzlarını içeren bir çalışma gerçekleştirecek.

Panel: Hikâye Anlatıcılığından Hikâye Oynayıcılığına

Bu panelde, Koreli oyun şirketi NOLGONG’un kurucusu ve Being Faust – Enter Mephisto’nun yaratıcısı Peter Lee, hikâye ve oyuna dair fikirlerini bizimle paylaşacak. 20. yüzyıl sinema çağıydı, 21. yüzyılda ise artık herkesin hikâye ile oynadığı bir oyun çağında yaşıyoruz. Hikâye, biri anlatıcı diğeri ise dinleyici olmak üzere iki yönlüdür; hikâyeyi oynamanın ise ya bir tarafı vardır ya da hiç yoktur. Sinema sanatı yolu açarak hikâye anlatıcılığını biçimlendirdi. Şimdi, dijital devrimler çağında doğan kuşaklar ise her şeyi değiştirmeye başladı. Herkes veya herhangi biri, artık bilgiye, içeriğe ve bunları anlatmak için gerekli araçlara sahip. Hepimiz oyunculara dönüşürken, kültür kurumları varlıklarını yeniden tanımlamak adına neyi değiştirmeli ve nasıl bir dönüşümden geçmeli? Bu panelde tiyatro, oyun ve oyun tasarımının kültürel kurumların geleceğini nasıl dönüştürülebileceği ele alınacak.

Atölye Çalışması: Eleştiri Atölyesi

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği işbirliğiyle düzenlenen Eleştiri Atölyesi, Hasibe Kalkan’ın kolaylaştırıcılığı ve çevirmenliğiyle devam ediyor. Eleştirmenlerin kendi deneyimleri ve festival oyunları üzerine tartışacakları atölye çalışmasının yürütücülüğünü Almanya’nın önde gelen günlük gazetesi Süddeutsche Zeitung’da tiyatro ve dans editörlüğü̈ ve aynı zamanda Mülheimer Theatertage’de jüri üyeliği yapan yazar, tiyatro eleştirmeni ve gazeteci Christine Dössel üstlenecek.

Panel: Belgesel Tiyatroda Alternatif Anlatım Arayışları

2010’da Yunanistan’da baş gösteren ekonomik kriz; yalnızca mahallelerden meydanlara taşınan toplumsal hareketlere ve ülke yurttaşlarında siyasal farkındalığın artmasına yol açmakla kalmadı, aynı zamanda farklı anlatımları araştırmaya ve bunları tiyatro sahnesine taşımaya yönelik de canlı bir istek yarattı: halk için, halk tarafından ve halkın öyküleri. İşsizlik deneyiminden beyin göçüne, evsizlikten göçe ve aşırı sağın ırkçılığına dair öyküler… Tiyatro yönetmeni, dramaturg ve Atina Yunanistan Ulusal Tiyatrosu, Deneme Sahnesi-1’in sanat yönetmenlerinden Prodromos Tsinikoris; çoğunluğu belgesel ve gerçekçi tiyatro örnekleri olan eserlerini bugüne dek 16 ülke, 50’yi aşkın kentte sergiledi. Tsinikoris’in bu paneli, kendi yapım ve deneyimlerinden hareketle, alternatif anlatımların gerekliliğine odaklanıyor.

Panel: Türkiye’de Çağdaş Tiyatro

1980’li yıllardan başlamak üzere ülkemizde, İstanbul merkezli tiyatro hareketliliği; yaşadığı kesintiler, dönüşümler ve kırılma noktalarıyla, etkin bir tiyatro ortamı günümüze kadar devam etti. Geride bırakılan 30 yıla yakından bakıldığında Türkiye’de bir çağdaş tiyatro izleği oluştuğu rahatlıkla söylenebilse de; tüm canlılığına rağmen çağdaş tiyatro kimliğini ön plana çıkaran çalışmalara ise pek rastlanmıyor. İşte bu panelin çıkış noktasını da, bu ihtiyaç oluşturur. Teorik ve pratik alanlardan bir dizi kuramcı ve sanatçının yer alacağı iki gün sürecek panel, Yeni Metin Yeni Tiyatro Festivali işbirliğiyle düzenleniyor.


Okuma Tiyatrosu: Yeni Metin Yeni Tiyatro, “Senenin Oyunu”

2012’den bu yana GalataPerform tarafından düzenlenen Yeni Metin Yeni Tiyatro Festivali kapsamında; Yeni Metin Yeni Tiyatro atölyelerinde yazılmış oyunlarla, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen konuk yazarlara ait oyunlar, oyun okuması olarak sunuluyor. Geçtiğimiz yıl ilk defa, festival kapsamında seyirciyle buluşan Ömer Kaçar’ın Misafir adlı oyununa “Senenin Oyunu” ödülü verilmişti. Yeni Metin Yeni Tiyatro Festivali işbirliğiyle bu yıl bu ödülü alacak metin, okuma tiyatrosu olarak seyirci karşısına çıkacak. Okuma tiyatrosunun ardından düzenlenecek törenle “Senenin Oyunu” ödülü, yazarına verilecek.

Masal Sahnesi

İstanbul Masalları Yazım ve Anlatım Atölyesi; İstanbul Tiyatro Festivali’nin işbirliği ve İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle, geçtiğimiz Nisan-Temmuz 2019’da İKSV Alt Kat’ta gerçekleştirildi. 7-9 ve 10-12 yaş gruplarından, Türkiyeli ve mülteci toplam 30 çocuğun katıldığı atölyenin yürütücülüğünü ise masal anlatıcısı ve yazarı Deniz Soruklu Evren üstlendi. Bu atölye süresince, çocukların yazıp resmettikleri çokdilli masallar bir kitaba dönüşmekle kalmayıp, Masal Sahnesi’nde festival takipçileriyle de buluşacak.

Festivalde Kapalı Gişe Oynayan Pss Pss, Bir Kez Daha İstanbul’da

Geçtiğimiz yıl İstanbul Tiyatro Festivali’nde her gösterisi ayakta alkışlanan Compagnia Baccalà’nın Pss Pss’ı, İKSV özel etkinlikleri kapsamında yeniden İstanbul’a geliyor. Bugüne kadar 50 ülkede 700’ü aşkın performans gerçekleştiren topluluğun başarı hanesinde, Cirque du Soleil Ödülü de dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanında aldıkları pek çok ödül bulunuyor.

Son derece sıcak, samimi ve üretken bir ikili olan Camilla Pessi ve Simone Fassari’nin kurduğu Compagnia Baccalà’nın Pss Pss’ı naif ve zarif mizah anlayışını zamana meydan okuyan bir performansla ve büyüleyici bir fiziksellikle sunuyor. Pss Pss’a ilham verenler arasında Chaplin ve Keaton gibi sessiz sinema döneminin yıldızları bulunuyor.

Pss Pss, 20 Kasım Salı ve 21 Kasım Çarşamba Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek.